top of page

Varolmanın Dayanılabilir Sorumluluğu

Meryem Metin

Hayatın gerçekliği altında ezilmeden kendi gerçekliğini gerçekleştirme çabasını varoluşsal kaygı olarak tanımlayabilirim. Bu çaba içindeyken buruk mutluluklarımızla ölüme doğru yol alıyoruz. Hayatın dinamiğinde kendi gerçekliğimiz ve ayak uydurmamız gereken dünya düzeninin gerçekliğinde denge oluşturamıyorsak eğer bu kaygı bizi ele geçiriyor. Acılarımız ızdıraba dönüşüyor. Izdırap halindeyken sadece zihnimizde eşlik ediyoruz hayata. Eyleme dönüşemiyoruz. Varoluşsal kaygıyı göğüsleyemiyorsak, varoluşsal ızdıraba dönüşüyor. Acım buruk mutluluklarımı temellendirirken ızdırabım acele ederek ölmeme neden oluyor.


Annemin karnında bütün ihtiyaçlarım optimum düzeyde karşılanırken; dünyaya geldiğimde çişini, kakasını tutamayan ötekinin varlığıyla var olan bir bebeğim. Kendi yolculuğumda yaş alırken ötekinin gözünden ve kendi gözümden dünyayı algılama ve anlamlandırma biçimim şekilleniyor. Hayatımın ne kadarı benim gözümden ne kadarı ötekinin? Hepsinin toplamıyım belki de. Hepsinin çıkarma işlemi. Yolculukta birçok kervandan geçiyorum. Hangi kervanda uzun hangisinde kısa kalacağımı seçme özgürlüğüm var. Bazen de çok yorgun oluyorum ve hiç düşünmenden birine uğrayıveriyorum. Nelerle karşılaşacağımı bilmeden, olumlu olumsuz ihtimalleri tahayyül etmeden rahat uyuyabilecek miyim? Çok düşünüp ya da hiç düşünmeden yaptığım seçimlerle gelen sonuçları göğüsleyebilecek miyim? Hazır olmam mı gerekiyor hazırlıksız yakalanmam mı?


Öğrendiklerim, yetiştirilme tarzım, zorlayıcı duygularım, geldiğim aile, gittiğim yer, gelecek insanlar ve yaşantı hepsinin kaynağında bir şekilde varım. Bazı kaynaklar seçimim değildi. Fakat yöntemlerimi ve hassasiyetlerimi seçtim kendi kaynaklarıma ulaşmak için. Varoluşsal kaygı; kendim olma ve yüzleşme sürecimdeki heyecanımın kaygı olarak tanımlanması belki de. Bu heyecandan ölebilirim, mutluluktan ağlayadabilirim. Heyecanımı ölüme ve gözyaşına dönüştürmek bana ait. Fakat ağlayamaya çekindiğimde ne kadar otantik davranabilirim?


Zaaflarıma, yeterli ve yetersizliklerime, olmaya ve oldurma çabalarımdaki cesaretlilik ve kararlılığımla otantik bir zemin inşa ediyorum. Kendimden gelenleri işitmek epey zor. İşittiklerimi yüksek sesle duyurma gayretim var fakat zorlayıcı. Varoluşumdan işittiklerime sağır olmak isterken bazen bunu başkalarıyla korkmadan paylaşma yolu biraz yokuş, biraz taşlı, biraz düz. Fakat varoluş düzlükte yaşanmıyor. Yokuşlu ve taşlı yollarda yürümeyi, koşmayı, nefes nefese kalmayı seçme cüretkarlığı ve cüretkarlığımdan gelen sonuçların sorumluluklarını gögüsleyebilmeyi kabul ediyorum. Her kabul ettiğim kavga etmeyeceğim anlamına gelmiyor. Varoluş yolu benim için kavgalı barışlı geciyor. Fakat bu yolda kendi kendimle barışmayı, kavga etsem de yaralı başımı okşamayı öğreniyorum.


İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Falcı

O an yolumu yolumu kesip el falıma bakmak isteyen falcının hocasından öğrendiği ilk kuralı çoktan unuttuğunu fark ediyorum. Artık...

Misafir

Halbuki sadece rüya görmek değil hayal etmek de uykuya dalabilenlerin hakkıdır.

Yorumlar


  • Facebook
  • Spotify
  • Instagram

 © camduvar kültür sanat 2021

bottom of page